+ Konu Cevapla
15 / 24 Sayfa BirinciBirinci ... 5 13 14 15 16 17 ... SonuncuSonuncu
71 den 75´e kadar. Toplam 118 Sayfa bulundu

Türkçemize sahip çıkaLım.. Lütfen.. !!

 Edebi Yazilar Katagorisinde ve  Türkçe Forumunda Bulunan  Türkçemize sahip çıkaLım.. Lütfen.. !! Konusunu Görüntülemektesiniz.=>"Türk demek Türkçe demektir. Ne mutlu Türk'üm diyene" "Türk demek, dil demektir. Milliyetin en bariz vasıflarından biri dildir. Türk herşeyden ...

  1. #71
    Aranan Üye ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    May 2007
    Bulunduğu Yer
    Den!z kabuĞu...
    Mesajlar
    1.565
    Blog Yazıları
    19
    Tecrübe Puanı
    21323369

    Tanımlı Ce: Türkçemize sahip çıkaLım.. Lütfen.. !!





    "Türk demek Türkçe demektir.
    Ne mutlu Türk'üm diyene"

    "Türk demek, dil demektir. Milliyetin en bariz vasıflarından biri dildir. Türk herşeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır."

    "Türk milletinin dili Türkçe'dir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır. Bizde Türk dili, Türk milleti için mukaddes bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği nihayetsiz hadiseler içinde ahlakının, ananelerinin, hatıralarının, menfaatlerinin velhasıl bugün kendi milliyetini yapan herşeyin dili sayesinde muhafaza olunduğunu görüyor.
    Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir."

    "Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli olması,milli hissin gelişmesinde başlıca müessirdir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkelerinin yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıdır."

    "Milli eğitimin ne olduğunu bilmekte hiçbir tereddüt kalmamalıdır.Bizde milli eğitim esas olduktan sonraonun lisanını, usulünü, vasıtalarını da milli yapmak zarureti münakaşa edilemez."

    "Türkçe konuşmayan bir insan Türk topluluğuna bağlılığını iddia ederse,
    buna inanmak doğru olmaz."

    "Kat'i olarak bilinmelidir ki, Türk milletinin milli dili ve milli benliği bütün hayatında hakim ve esas olacaktır."

    "Batı dillerinden hiçbirinden aşağı olmamak üzere, onlardaki kavramları anlatacak keskinliği, açıklığı haiz Türk bilim dili terimleri tespit edilecektir."

    "Türlü bilimlere ait Türkçe terimler tespit edilmiş,bu suretle dilimiz yabancı dillerin tesirinden kurtulma yolunda esaslı adımını atmıştır.Bu yıl okullarımızda tedrisatın Türkçe terimlerle yazılmış kitaplarda başlamış olmasını kültür hayatımız için mühim bir hadise olarak kaydetmek isterim."

    "Bakınız arkadaşlar,ben belki çok yaşamam.Fakat siz ölene dek Türk gençliğimi yetiştirecek ve Türkçe'nin bir kültür dili olarak gelişmeye devamı yolunda çalışacaksınız. Çünkü Türkiye ve Türklük, uygarlığa ancak bu yolla kavuşabilir."


  2. #72
    Aranan Üye ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    May 2007
    Bulunduğu Yer
    Den!z kabuĞu...
    Mesajlar
    1.565
    Blog Yazıları
    19
    Tecrübe Puanı
    21323369

    Tanımlı Ce: Türkçemize sahip çıkaLım.. Lütfen.. !!

    Azerbaycan Türk halkları ailesinden olan bir Türk devletidir. Azerbaycanın resmi dili Azeri Türkçesidir ve oğuz (batı) şivelerinden birisidir. Azerbaycan Cumhuriyyeti resmi olarak latin A,B,C si kullanıyor.
    Azerbaycan tarihininden, eski Azerbaycan topraklarında yalnız Azeri Türkleri değil, komşu halkların ve azsaylı halkların, etnosların da yaşadığını biliyoruz. Azerbaycanda Tat, Taliş, Lahıc, Lezgi, Kürd, Tatar, Udin, Yehudiler ve Rusların yaşadığı ilçelerimiz, kentlerimiz vardır. Azerbaycan her zaman çok farklı milletlerin kompakt yaşadığı beynelmilelçi bir devlet olmuşdur. Memleketimizde hiç bir milli ayrı seçkilik yoktur. Hepimiz bu memleketin evlatlarıyız.
    Okulda okuduğumuz yıllarda, masallar, ata sözleri, ve yazarlarımızın çocuklar için yazdıkları hikayelerden oluşan “ana dili” adlı dersliğimiz vardı. O dersliği seve-seve okurduk ve kitapın adı çok güzel düşünülmüşdü. Azerbaycan halkının fikirlerini, düşüncelerini anlatdığı Azeri Türkçesi, bizim ana dilimizdir.
    O yıllarda, konuşduğumuz dilimizin dünyada en güzel lisan olduğunu düşünüyordük. Yıllar gecdikce neden bu kadar sevdiğimizi anladık. Gözümüzü açtığımız ilk günden duyduğumuz sözümüz, ailede doğmalarımızın konuştuğu, okulda okuduğumuz ilk “elifba” kitabımız, milletimizin konuşduğu ana dilimiz olduğu için bize bu kadar doğma ve azizdir. Ve dünyadakı tüm milletler aynı bizim gibi düşünüyor. Konuşurken acaib seslenen, telaffüzü ve yazılışı zor olan lissan da kendi halkı için çok değerlidir. Her bir dilin tarihi o milletin tarihi kadar uludur ve dünyada çok zengin diller vardır. Bazıları çok diplomatikdir, bazıları çok poetikdir, müziğe uyumludur. Hatta öylesi de var ki, müziğe, besteye uyuşmadığı için, sözler başka dillerde, mesela ingilisce yazılıyor.
    Azericede vatandaşlarimiz konuşmaya alıştıkları şekilde konuşuyor. Azeri Türkçesinde düzgünmü konuşuyorlar, yoksa yanlışmı, hatalar varmı, yokmu kimse bunun farkına varmıyor. Çok kişiler, Azericede güzel ve doğru düzgün konuşulduğunu zann ediyorlar. Aslında bu böyle deyil. Azeri Türkçesinde çok sorunlar vardır.
    Bilim adamlarımız, ziyalılar, filologlarımız, her zaman Azeri Türkçesindeki en büyük sorunun adeta yabançı kelimelerin söylenmesini diyorlar. Ve bundan her zaman endişelenirler. Adeta, Avrupa dillerinden gelen kelimeleri, fars ve arap menşeli sözlerle değiştirerek düzeltiyorlar. Mesela, proyekt (proje), etap, pudra kelimeleri avrupadan alınma sözler olduğu için, bunları söylemek yanlışdır ve kabahatdir. Ama, Arap, Fars menşeli layihe, merhale, kirşan kelimelerinin söylenmesi kabul edilmiştir. Halbuki, onlar da yabancı kelimelerdir. Şüphesiz, yabançı sözlerin gelmesinin karşısını almak lazımdır ve doğrudur. Ancak, Azeri Türkcesinde en büyük sorun bu değil. Bundan daha ciddi sorunlar vardır.
    Bir zamanlar Azericede Arap ve Farsca kelimelerin çokluğundan rahatsız oluyor ve neden onları çok fazla kullandığımızı düşünüyordum. Ama sonra düşüncelerim değişti. Yüzyıllar boyu kullandığımız kelimelerimizi değiştirmek, yerine yenilerini düşünmek de doğru değil. Mesela, mekteb, mektebli, qelem (kalem), defter, siyaset kelimelerini Arap ve Farscadan alınma kelimeler olduğu için onları leksikonumuzdan çıkaramak değişmek doğru olmaz. Halkımız daima bu kelimeleri istifade etmiş, geçmiş yazılı edebiyatımız bu sözlerden kaynaklanmışdır. Örnek olarak, diger halklara istina etdiğimiz zaman, mesela, Ruscada Türk sözlerinin, Fars menşali sözlerin ve İngilisceden alınmış kelimelerin haddinden fazla olduğunu görüyoruz.
    Azericedeki en büyük sorun, sözlerimizin öz, asil, anlamında değil, tamamen farklı anlamlarda söylenmesidir. Mesela, “düşmek” sözünün anlamının ne olduğunu, hepimiz biliyoruz. Ama, Azericede insanlar bu keilmeyi “enmek” manasınada da kullanıyorlar. Bu kelimeler tamamen farklı mana ifade etdikleri için “düşmek” sözünü “enmek” yerine kullanmak çok yanlışdır. Azericeyi dinleyen bir Türk, “teyyare (uçak) yere düşdü”, “nerdivenden (merdiven) yere düşdüm” duyduğunda, ne kadar yanlış anlar, hatta gülmeli olur. Halbuki, Azeriçede “enmek” kelimesi de vardır ve her sözü kendi anlamında söylemek lazımdır.
    “Okşama” kelimesi, şifahi halk edebiyatımızda ve eski yazılı edebiyatımızda da, sarılmak, nazlamak, nevaziş etmek, azizlemek manasında söylenmişdir. Yıllar sonra Azericede bu kelimeyi tamamen farklı anlamda, “benzemek” anlamında da söylemeye başladılar. Bu da çok ilgincdir. Benzemek sözü var iken başka bir kelimeyi bu manada söylemeye gerek varmıydı. Bir kişi diğerine “okşayır” derken, yine Türkçe yanlış anlaşılıyor. Ancak, Azericede “oksamak” bazen asil anlamında da söylenir. Mesela: “Güzellik gözlerimizi okşadı”, “musigi ruhumuzu veya kalbimizi okşadı”, gibi cümleler Azericede çok söylenmektedir.
    “Keçinmek” kelimesini yaşlı insanlarımız, dedelerimiz, nenelerimiz gün güzeranla maddiyatla alakalı olarak söylerlerdi. Nenelerimizden: “bu maaşınla bir ay keçinmelisen” və s gibi sözler çok duyduk. Ama bu gün Azerbaycan TV lerde, hususen, haber programlarında, hastanede vefat eden kişi hakkında konuşurken, vefat etdi, veya hayatını kaybetdi değil, nedense son zamanlar “keçindi” söylemeye başladılar. Ancak eskiden böyle olmamışdır. Bu ikinci, üçüncü anlamları çok sonra uydurdular.
    Belki halkımız berbezekli, süstlü konuşmayı sevdiği için bu kadar deyişiklikler etmişdir. Bir kelimeyi çok anlamlarda söylemek veya öz asil manasını bilmeden, başka manalarda kullanmak, aslında Azeri Türkçesini berbat etmek, yeni dil yaratmaktır.
    “Saklamak” kelimesini, eskiden halkımız korumak, gizlemek anlamlarında söylerdi. Mesela, büyüklerimizden işitiğimiz “Allah saklasın” sözlerini “Allah korusun” anlamında söylediklerini biliyoruz. Eski değimlerimizde de bu anlamda söylenir. Şimdi kendi manasından başka, “saklamak” sözünü az kalsın kırk anlamda söylüyorlar. Çocuğu kucağına alarken, “kucağına almak” değil, “kucağında saklamak” “elinde tutmak” değil, “elinde saklamak” diyorlar. Yani kim nasıl istiyorsa öyle diyor.
    “Kalamak” kelimesinin anlamı üst üste toplamaktır. Mesela: Üst üste toplanmış kitaplara, “kalak kalak kitap” derler. Nevruz bayramımızda, adeta Tongal yapılır. Ateş yakmak için tahtaları bir birinin yüzerine koyuyorlar, buna da halk arasında tongal kalamak derlerdi. Şimdi ise artık, ateş yakarken, tongalı “yandırdım”, “çatdım”, veya “yakdım”, değil, “tongal kaladım” söylemeye başlamışlar, bu da çok yanlışdır. Sözlerin kökü nedir, ne bildiriyor, hangi anlamı ifade ediyor, bunu düşünen yok..
    Çok sözleri ve ifadeleri Ruscadan çevirmişler ve aynı şekilde kullanılıyorlar. Mesela, ruslarda doğum günü olan kişilere “imeninnik” derler. “İmenninnik” sözünün kökü “imya” dır. “İmya”nın anlamı “isim” dir. Ve Ruscadan aynı şekilde çevirerek “doğum gününe”, “ad günü” diyorlar.
    Seçimlerde, “Oy vermek”, Rusca “golosovat” dır, “golos” kelimesi Ruscadan Türkçeye çevirdiğimizde, anlamı “ses”dir. Azericeye çevirmisler, oy vermek, “ses vermek” olmuşdur. Bunları değismenin zamanı gelmişdir.
    Çok daha fazla örnekler söylemek mümkündür. Hepsi bu kadar değil. Belki bu kadarı simdilik yeterlidir. Ve hem de bu fikirlere Azeri vatandaşlarımızın çoğu itiraz eder diye düşünüyorum. Adeta bizim insanlarımız: “Azerice Türkçeden farklıdır”, “bizim öz dilimiz var”, “bundan sonra konuşma tarzımızı, dilimizi değişemeyiz” derler. Ancak Azericenin de Türk dili olduğunu düşünsek, istediğimiz şekilde konuşmamız, dilimizi berbat etmemiz de bizim için büyük kabahatdır.
    Dilmizdeki bu sorunlar aslında ayrı devlet olduğumuzdan değil, insanların kendi dillerini doğru düzgün bilmedikleri için olmuşdur. Azericeyi iyi, güzel bilmek için önce Türkçeyi öğrenmek lazımdır.
    Bu yanlış anlamlar ve sorunlar önce söylendiği gibi Azeri Türkçesini iyi bilmediklerinden meydana geliyor. Bir örnek söylemek mümkündür, mesela: Plov, bir sıra şark halkları mutfağının yemeğidir. Çok memleketlerde bu yemeğin ismi “plov” olarak geciyor. Azerbaycanda ise, yalnız Bakı etrafındakı kasabalarda “plov”a “aş” da derler. “Aş” kelimesi farscadan alınmış sözdür, anlamı “çorba”dır ve bu kelime yalnız Baku etrafındakı kasabaların ahalisinin şivesinde söylenir, dialekt sözdür. Baku kentlerinde “plov”a, “aş” derler, ama, çorbaya da, “erişte çorbası”na da “hemir(hamur) aşı” derler. Son yillarda, şadlıq saraylarındakı düğünlerde, sofraya plov getirirken “sofraya aş gelir” diye ilan ediyorlar. Bu yeni eneneden, sonra televiziyondakı, tüm mutfak programlarında sunucular, yalnız “aş” kelimesini kullanıyorlar. Belki bu kelime güzel seslendiyinden insanların çoğu da böyle söylemeye başlamış. Yalnız bir kaç kentte, ilçede söylenen şive, dialekt sözün aparıcı ve önemli söze çevrilmesi yanlışdır.
    Bazen Azeri Türkçesini iyi bilmeyen, konuşmasında sorunları olan, kişiler de TV de veya basında istedikleri şekilde konuşarak veya yazarak, insanlara yanlış örnek oluyorlar. Dilimizdeki bütün deyişiklikler cok güman ki, bu minval üzere olmuşdur.
    Memleketimizdeki bilim adamlarımız, ziyalılar, Azerbaycanla Türkiye halkının ayni millet, ayni medeniyet, aynı dile sahip olduklarını her zaman diyorlar. Ancak, “Azerice ayrıdır, başkadır”, söylediğimizde, istediğimiz gibi konuşduğumuz ve sorunlara göz yumduğumuz zaman Türkcelerimiz arasında yerle gök kadar farklılık yaranır ve bir birimizi anlamak zor olur.
    Televizyonlarımızda program sunucularımız, son zamanlar evvel kelimesini kullanmıyor, “ilk önce” diyor, veya “rehber” yerine, “önder” demekle, Azericeyi Türkçeye yakınlaştırdıklarını düşünüyorlar. Ama yakınlaşma yalnız böyle olmuyor, bu yalnız ber-bezek verip, süstlemekdir.
    En saf Azericede bizim yaşlı ninelirimiz, dedelerimiz, babalarımız konuşuyorlardı. Onların konuştukları Azeri Türkçesi, onların lehceleri, şiveleri, bizim bu günki Azeri türkçesinden çok farklıydı. Bugün o saf Azericeyi artık duyamıyoruz. Dedemin, Azericedeki “hansı” sözüne “hangisi” demesine, veya “haber aldım” kelimesini çok söylemesine bir zamanlar taacup ediyordum. Simdi, eski Azeri Türkçesiyle, eski Türkçenin yakın ve aynı olduğunu anlıyorum. Azeriçede, “divar” yazmak, düzgün olarak kabul edilmiş, ama yaşlı nine ve dedelerimiz, “duvar” derlerdi, “kabığ”-a “kabuğ” derlerdi, “karpız”- a, “karpuz” “hemin” değil, “hemen” derlerdi.
    O yaşlı insdanlarımızın çoğu şimdi hayatda yoklar, ama şehir ve kentlerimizde yine ihtiyar insanlarımız vardır. Farklı ilçelerimizden olan ihtiyar insanlarımızın konuşmalarını sohbetlerini lente yazsak, gelecekte, filologiya ilmi için, dil araştırmaçılık için çok yararlı olurdu.
    Büyüklerimizden cok ata sözlerimizi ve değimlerimizi işitmişiz. Bu gün artık ata sözlerimiz ve değimlerimiz halk arasında az söylenir. Azericedeki ata sözleri ve değimlerimiz Türk ata sözleri ve değimleri ile aynıdır ve ortakdır. Bazı ata sözlerimizin anlamı Türkçe ile aynıdır, söyleyiş şekli bir kadar değişmişdir. Bazı değimlerimizin söyleyişi aynı Türkçedeki gibidir, ama, Türkçede hemen değim başka durumlarda söylenir, Azericede ise farklı durumlarda veya farklı olay zamanı söylerler.
    Türkiye vatandaşları çoğu, Azeri Türkçesinin asil, doğru Türkçe olduğunu Turkiye Türkçesinin ise çok değiştiyini ve yabançı kelimelerin çok fazla söylendiğini diyorlar. Aslında Türkçeyi, Azericeyle mukayise edersek, Türk dilinde sözlerin yaziliş ve söyleyiş şekli eski Türkçeye daha yakındır olduğunu az değiştiyini söyleye biliriz. Azeri Türkçesinde ise kelimelerin çoğunun yazı ve söyleyişi değişmişdir. Ancak bazı şeyler Azeri Türkçesinde korunmuşdur, değişmemişdir. Mesela, “gelmişim” değil, “gelmişem” diyoruz. Bizimki eski Türkçedeki gibidir diye biliriz. Anacak her iki Türkçelerimizde sorunlarımız vardır. Dilimizin saflığına çalışırsak, sorunları kaldırsak, düzeltsek çok daha güzel ve saf Türkçeye sahib ola biliriz.
    Farklı Türk devletlerinin Türkçelerde azacık farklılık da olacaktır, boyle olması doğaldır. Tarihimizden biliyoruz ki, Azerbaycan arazilerinde resmi ve adebi dilin arapca, daha sonralar farsca olduğu dönemler olmuşdur. Ve bu hem edebiyyatımıza hem de dilimize sirayet etmişdir.
    Sovyetler birliğinde yaşadığımız yıllarda resmi dilimiz Azerbaycan dili idi, ancak devlet idarelerindeki bütün senedler, dosyalar Rusca yazılıyordu. O yıllarda, Baku şehirinin ahalisi çoğunluk başka milletlerden oluşuyordu. Bakude, Ruslar Yahudiler coğunluk teşkil ediyorlardı ve elbette Azeriler de vardı. O yıllarda, şehirimizde gezirken, ister sokakda, isterse de mağazalarımızda, her yerde yalnız Rusca duyuluyordu. Evlatlarını Rusca okutmak, Rusca egitim almak ve Rusca konuşmak çok önemliydi, gerekli görülüyordu ve hem de prestij idi.
    Bu gün Azerbaycandakı durum eski yıllarla mukayisede çok degişmiştir. Azerbaycan bağımsızlığını ilan etmiş devletdir. Bu gün önceki yıllara baktığımızda, Azerice daha çok ahamiyyet kesb edir ve üstündür.
    Yabancı diller bilmek, başka devletlerle, ekonomi ve kulturel ilişkiler kurmamız için çok lazımdır ve bütün devrlerde önemli olmuşdur. İngilisce, Almanca, Fransızcayı da ves. bilmemiz lazimdir. Ancak buna rağmen, dilimizin saflığını korumaya çalışmak, istediğimiz gibi değil, doğru, düzgün ve güzel konuşmak, dilimizi berbat etmemek, onun saflığına çalışmak da hepımizın vatandaşlık görevimiz olmalıdır. Dilimiz bizim milli servetimizdir.

  3. #73
    Aranan Üye ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    May 2007
    Bulunduğu Yer
    Den!z kabuĞu...
    Mesajlar
    1.565
    Blog Yazıları
    19
    Tecrübe Puanı
    21323369

    Tanımlı Ce: Türkçemize sahip çıkaLım.. Lütfen.. !!

    Türkçe yazanlar için hatırlatmalar;

    Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
    Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
    "gelcem, gitcem, gidiyom" denmez "geleceğim, gideceğim, gidiyorum" denir.
    "Herkez" denmez "herkes" denir.
    "Yaaaa" çok laubali bir sözdür.
    "bU şEkiLDE" yazmak sadece okuyanı yorar.
    "Yanlız" değil "Yalnız" denir.
    "ğ" harfi "g" şeklinde yazılamaz.
    "Dahi" anlamındaki "de" ayrı yazılır. Yani "Bende, sende" denmez, "Ben de, sen de" denir.
    "Geldimi?" yazılmaz "Geldi mi?" yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. "OKmi?" değil, "Tamam mı?" denir.
    "ahmet, belgin, duru" denmez. "Ahmet, Belgin, Duru" denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
    "ki" eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, iyelik eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır.
    "v" yerine "w" yazılmaz...
    ...
    Yani Türkçe, Türkçe yazılır. MSN Türkçesiyle değil.


    Alıntıdır. Düzenlenmiştir.

  4. #74
    Aranan Üye ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    May 2007
    Bulunduğu Yer
    Den!z kabuĞu...
    Mesajlar
    1.565
    Blog Yazıları
    19
    Tecrübe Puanı
    21323369

    Tanımlı Ce: Türkçemize sahip çıkaLım.. Lütfen.. !!

    A
    Abes : Anlamsız, saçma
    Abluka : Kuşatma, çevirge
    Abone : Sürdürümcü
    Absürt : Saçma, usdışı
    Adapte : Uyum
    Adi : Bayağı, sıradan
    Adisyon : Hesap
    Agresif : Saldırgan
    Ahize : Almaç
    Aidat : Ödenti
    Air bag : Hava yastığı
    Ajanda : Andaç
    Aksiyon : Eylem, edim
    Aktif : Etkin
    Aktivite : Etkinlik
    Aktüel : Güncel
    Aleyhtar : Karşıtçı, karşı görüşlü
    Alfabe : Abece
    Alternatif : Seçenek
    Amatör : Özengen, deneyimsiz
    Ambargo : Engelleyim
    Ambiyans : Hava
    Amblem : Belirtke
    Ambulans : Cankurtaran
    Ampermetre : Akımölçer
    Analitik : Çözümleyici
    Analiz : Çözümleme
    Anarşi : Başsızlık, kargaşa
    Anatomi : Gövdebilim
    Anekdot : Öykü
    Angarya : Yüklenti
    Animasyon : Canlandırma
    Anons : Duyuru
    Anket : Sormaca
    Anons : Sesli duyuru
    Ansiklopedi : Bilgilik
    Antetli : Başlıklı
    Antipatik : Sevimsiz
    Antifiriz : Donma önleyici
    Antreman : Alıştırma, çalışım
    Antrenör : Çalıştırıcı
    Argüman : Donatı, kanıt, dayanak
    Arkeoloji : Kazıbilim
    Aroma : Hoş koku
    Arşiv : Belgelik
    Artist : Sanatçı, oyuncu
    Asayiş : Düzenlilik, güvenlik
    Asistan : Yardımcı
    Asparagas : Uydurma
    Astronomi : Gökbilim
    Ateizm : Tanrıtanımazlık
    Atıf : 1-Yöneltme 2-İlişkili bulma 3-Gönderme
    Atmosfer : Havayuvarı
    Atom : Ögecik
    Atölye : İşlik
    Avans: Öndelik

    B
    Bahir : Deniz
    Baht : Yazgı, kader
    Bakiye : Kalan
    Bandaj : Sargı
    Banliyo : Çevre, yörekent
    Bariyer : Engel
    Bariz : Belirgin, açık
    Bariyer : Engebe
    Beraat : Aklanma
    Best-seller : Çok satan
    Bilboard : Duyuru tahtası
    Bilhassa : Özellikle
    Biyografi : Öz geçmiş
    Bizzat : Kendisi
    Blöf : Kandırmaca
    Bodyguard : Koruma
    Bone : Başlık
    Bonkör : Eliaçık
    Botanik : Bitkibilim
    Boykot : Direniş
    Branş : Dal, kol
    Brifing : Bilgilendirme, Sunu
    Brüt : Kesintisiz
    Buldozer : Yoldüzler
    Burjuva : Kentsoylu
    Burjuvazi : Kentsoyluluk
    Buton : Düğme

    C
    Camia : Topluluk
    Cari : Yürürlükte olan
    Catering : Yemek hizmeti
    Celse : Oturum
    Cengaver : Savaşçı
    Center : Merkez
    Cenup : Güney
    Cereyen : Akım
    Cetvel : Çizelge, düzçizer
    Cevap : Yanıt, karşılık
    Check up : Tümtanı
    Cihaz : Aygıt

    D
    Dahil : İç, içsel
    Darbımesel : Atasözü
    Darphane : Para basımevi
    Data : Veri
    Debriyaj : Kavrama
    Defans(if) : Savunma, savunmalı
    Deforme : Şekli bozulmuş
    Defroster : Buz çözer
    Deklarasyon : Bildiri, açıklama
    Demo : Tanıtım
    Demonstrayon : Gösteri
    Departman : Bölüm
    Despot : Buyurgan
    Direktör : Yönetmen
    Dizayn : Tasarım
    Done : Veri
    Download : Yüklemek
    Driver : Sürücü
    Dubleks : İki katlı

    E
    Edebi : Sonsuz
    Ebeveyn : Ana baba
    Ecnebi : Yabancı
    Edat : İlgeç
    Edip : Yazar
    Editör : Yayımcı
    Egoist : Bencil
    Egzersiz : Alıştırma
    Ego : Ben
    Ekstra : Fazla, fazladan
    Elastik : Esnek
    Enformasyon : Danışma
    Entegre : Bütünleşik
    Entern : Yetişici
    Eskiz : Taslak
    Exit : Çıkış

    F
    Faal : Çalışkan, etkin
    Fahri : Onursal
    Fail : Yapan, eden
    Faiz : Getiri
    Faktör : Etken
    Final : Son
    Fanatizm : Bağnızlık
    Fasıl : Bölüm
    Federal : Birleşik
    Finish : Bitiş, varış
    Full : Tam
    Full Time : Tam gün
    Fullemek : Doldurmak

    G
    Garp : Batı
    Gıyabi : Yokken
    Global : Küresel
    Grafik : Çizge, çizenek
    Gramer : Dilbilgisi
    Grev : İşbırakımı
    Gurup : Gün batımı
    Güruh : Toplaşım, kalabalık
    Güya : Sanki, sözde

    H
    Hakiki : Gerçek
    Handikap : EngelHarcırah : Yolluk
    Hard Disc : Ana Bellek
    Harfiyen : Değiştirmeksizin
    Hasıl : Ürün, verim
    Hayalperest : Düşkurucu
    Haysiyet : Onur, saygınlık
    Hazar : BarışHit : Gözde

    İ
    İmtiyaz : Ayrıcalık
    İskonto : İndirim
    İzolasyon : Yalıtım

    J
    Jaluzi : Şerit perde
    Jenerasyon : Soy, kuşak
    Jeneratör : Üreteç
    Jenerik : Tanıtımık
    Jenosit : Soy kırım
    Jeofizik : Yer fiziği
    Jeolog : Yerbilimci
    Jeoloji : Yerbilim

    K
    Kabine : Bakanlar kurulu
    Kabotaj: Gemi işletimi
    Kadastro : Yeryazım
    Kadir: Değer
    Kaide: Değer
    Kainat: Evren
    Kalibraj: Ayarlama
    Kalite : Nitelik
    Kamer: Ay
    Kamera: Alıcı
    Kampüs : Yerleşke
    Karambol : Karışıklık
    Kartel : Tekel
    Komite : Kurul
    Kompetan : Uzman
    Komplike : Karışık, dolaşık
    Komünikasyon : İletişim
    Konfeksiyon : Hazır giyim
    Konferans : Konuşma, toplantı
    Kongre : Kurultay
    Konsept : Kavram
    Konsültasyon : Danışım
    Kozmik : Evrensel

    L
    Laboratuvar: Beklemelik
    Lağvetmek: Kaldırmak
    Laptop: Dizüstü bilgisayar
    Limit: Sınır, uç
    Literatür: Yazın
    Loder: Yükler
    Lojman: Kurum konutu

    M
    Mamafi : Bununla birlikte
    Mecmua : Dergi
    Mega : Çok büyük
    Mesaj : Bildiri, ileti
    Metot : Yöntem
    Metropol : Ana kent
    Minimum : En az
    Misyon : Özel görev
    Modern : Çağdaş
    Modernize etmek : Yenilemek
    Montaj : Kurgu

    N
    Naçizane : Önemsiz, değersiz
    Nadide : Görülmemiş, az görülen
    Nafaka : Geçimlilik
    Nafile : Boşuna
    Nağme : Ezgi
    Nahiye : Bölge, bucak
    Nahoş : Tatsız, kötü, yakışıksız
    Nakden : Para olarak
    Nasihat : Öğüt
    Nezaket : İncelik

    O
    Obje: Nesne
    Ofansif : Atak
    Offline : Çevrimdışı
    Ofis : İşyeri
    Ofset : Düzbaskı
    Okey(lemek) : Onay, onaylamak
    Oley : Yaşa!
    Online : Çevrimiçi
    Optima : En uygun
    Optimist : İyimser
    Ordövr : Ön yemek
    Organizasyon : Düzen, düzenleme
    Orijinal : Özgün
    Otistik : İçe kapanık
    Otokritik : Özeleştiri

    P
    Paradigma : Değerler dizisi
    Parafe etmek : İmcelemek
    Part time : Yarım gün
    Plaza : İş merkezi
    Provokasyon : Kışkırtmak
    Provokatör : Kışkırtıcı
    Prömiyer : İlk oyun, açılış

    R
    Radyasyon : Işıma, ışınım
    Rakım : Yükseklik, yükselti
    Rakip : Yarışmacı
    Rampa : Yokuş
    Randevu : Buluşma
    Randıman : Verim
    Rapor: Yazanak
    Rasat : Gözlem
    Rastgele : Gelişigüzel
    Realite : Gerçek, gerçeklik
    Reflektör : Yansıtıcı
    Reyting : İzlenme oranı
    Rezervasyon : Yer ayırtma
    Roof : Çatı

    S
    Sabotaj : Kundaklama
    Sansür : Sıkıdenetim
    Sauna : Buhar banyosu
    Sav : Tez
    Seans : Oturum, kez, süre
    Sekreter : Yazman
    Sembol: Simge
    Sembolik : Simgesel
    Seminer : Topluçalışım
    Sempati : Cana yakınlık
    Sempatik : Sevimli, cana yakın
    Sempatizan : Duygudaş
    Senkron : Eşzaman
    Sentez : Bireşim
    Server : Sunucu
    Sezon : Sürem
    Show-Şov : Gösteri
    Showman : Gösteri adamı
    Simültane : Eşzamanlı
    Sirkülasyon : Dolaşım
    Sistem : Dizge
    Skandal : Utanca
    Skor : Sonuç
    Skor board : Sonuç tahtası
    Slayt : Saydam, yansı
    Slogan : Savsöz
    Software : Yazılım
    Solaryum : Güneşletici
    Sorti : Çıkış
    Sosyal : Toplumsal
    Sosyalist : Toplumcu
    Sosyolog : Toplum bilimci
    Sömestr : Yarıyıl, dönem
    Spesifik : Özgül
    Spesiyal : Özel
    Spiker : Sunucu
    Sponsor : Destekleyici
    Staj : Uygulamalı öğrenim, yetişim
    Star : Yıldız
    Start : Başlangıç
    Start Almak : Başlamak
    Stil : Biçem
    Stok : Yığım
    Stres : Gerilim
    Süper : Üstün, en büyük
    Sürpriz : Şaşırtı


    Ş
    Şantaj : Göz korkurtma
    Sark : Doğu
    Şekil : Biçim, tutum
    Şerh : Açma, ayırma
    Şofben : Su ısıtıcısı
    Şoför : Sürücü
    Şok olmak : Çok şaşırmak
    Şov : Gösteri
    Şovrum : Sergi evi
    Şube : Dal, kol


    T
    Taahhüt : Üstlenme
    Tahkim : Pekiştirme
    Tahlil : Çözümleme
    Tahliye : Salıverme
    Taklit : Öykünme
    Tali : İkincil
    Talk şov : Söz gösterisi
    Tansiyon : Kan basıncı, gerilim
    Tasarruf : Biriktirme, artırım
    Tatil : Dinlence
    Taviz : Ödün
    Tazminat : Ödence
    Tebliğ : Bildiri
    Tedavül : Geçerlik, sürüm
    Tekabül etmek : Karşılamak
    Teknik : Yol, yöntem
    Tekzip : Yalanlama
    Temyiz : Ayırt etme
    Teorem : Önerme
    Teori : Kuram
    Teorik : Kuramsal
    Terapi : İyileştirme
    Tercüme : Çevirme, çeviri
    Termometre : Sıcaklık ölçer
    Terör : Yıldırı
    Tesir : Etki
    Tesisat : Kurum, kuruluş
    Test : Sınama
    Tez : Sav
    Tezat : Çelişki, karşıtlık
    Tiraj : Baskı sayısı
    Torpil : Kayırma
    Totaliter : Baskıcı, bütüncülTrafik : Gidiş-geliş
    Trajedi : Ağlatı
    Transparan : SaydamTrend : Yönelme, eğilim
    Turizm : Gezim
    Tümör : Ur
    Türbülans : Ters akıntı


    U
    Ufuk : Çevren
    Uhde : Görev, sorumluluk
    Ultrasonik : Sesüstü
    Uzuv : Örgen
    Ultraviyole : Morötesi

    Ü
    Ümitvar : Umutlu
    Ümmi : Okur yazar olmayan
    Ünite : Birim
    Üniversel : Evrensel
    Üniversite : Evrenkent
    Üstüvane : Silindir
    Üryan : Çıplak, yalın
    Ütopik : Hayali, düşsel
    Ütopya : Hayal, hayal ülke


    V
    Vazo : Çiçeklik
    Versiyon : Sürüm
    Vesaire : Ve benzeri
    Vesait : Araçlar
    Vestiyer : Askıyeri, askılık
    Video : İzlemece
    Vitrin : Sergen, sergilik
    Viyadük : Aşıt, kuruköprü
    Vize : Görüldü
    Vizyon : Ufuk, ileri görüş
    Vuslat : Kavuşma
    Vuzuh : Açıklık, aydınlık

    Y
    Yakamoz : Parıltı
    Yeknesak : Tekdüze
    Yekûn : Toplam
    Yevmiye : Gündelik

    Z
    Zaaf :Güçsüzlük, düşkünlük
    Zabıt : Tutanak
    Zamir : Adıl
    Zevat : Kişiler
    Ziraat : Tarım
    Zirve : Doruk



  5. #75
    Aranan Üye ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? Baktabul'un Çılgını ?..rabiş..? - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    May 2007
    Bulunduğu Yer
    Den!z kabuĞu...
    Mesajlar
    1.565
    Blog Yazıları
    19
    Tecrübe Puanı
    21323369

    Tanımlı Ce: Türkçemize sahip çıkaLım.. Lütfen.. !!


+ Konu Cevapla
15 / 24 Sayfa BirinciBirinci ... 5 13 14 15 16 17 ... SonuncuSonuncu

Benzer Konular

  1. Kültürümüze sahip çıkalım!
    By GönüL in forum Genel kültür
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05-14-2011, 09:56
  2. Kaptana sahip çıkalım!
    By Reflex. in forum Galatasaray
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-18-2010, 13:03
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-06-2008, 14:46
  4. Türkçemiz'e Sahip Çıkalım
    By uA_mert in forum Kitap Özetleri ve dergi
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 08-21-2007, 15:38
  5. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 05-05-2007, 22:20

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375