+ Konu Cevapla
2 / 2 Sayfa BirinciBirinci 1 2
6 den 7´e kadar. Toplam 7 Sayfa bulundu

Çanakkale Hakkında, Çanakkale Resimleri, Çanakkale Fotoğrafları

 Turizm, Gezi, Seyahat ve Tatil Katagorisinde ve  Türkiyedeki Tatil Yöreleri Forumunda Bulunan  Çanakkale Hakkında, Çanakkale Resimleri, Çanakkale Fotoğrafları Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Truva atı Seyyid onbaşı heykeli Eski bir top...

  1. #6
    Onursal Üye ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    3.778
    Tecrübe Puanı
    24417178

    Tanımlı Ce: ÇANAKKALE Hakkında bilgi





    Truva atı





    Seyyid onbaşı heykeli



    Eski bir top


  2. #7
    Onursal Üye ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. Baktabul'un Çılgını ayca. - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    3.778
    Tecrübe Puanı
    24417178

    Tanımlı Ce: ÇANAKKALE Hakkında bilgi

    Çanakkale hakkında sizlere geniş bilgiler vermeye çalıştım ama size orayı kendimce biraz anlatmaya çalışacağım.


    Öncelikle Türküm ve hayatımın hakkını veriyorum diyebilmeniz için o şehre bi gün mutlaka hatta en kısa zamanda gitmelisiniz.Çünkü Çanakkale Türklerin nasıl bi millet olduğunu dünyaya anlatıldığı yerdir.

    Çanakkale bi milletin kükrediği ve en büyük fedakarlıkların yapıldığı yerdir.
    1 metrekarede 6000 kurşunun bulunduğu ve iki kurşunun havada çarpıştığı yerdir.
    Askerlerin açlıktan ölmemek için çarıkları pişirip yediği vatan için bi insanın sahip olduğu herşeyini feda ettiği yerdir.

    Orada yatan bir sürü isimsiz kahramanımız var.Bizim bu gün ülkemizde özgürce dolaşmamızı, vatanımızı bize emanet eden, sayelerinde marşımızın ve bayrağımızın olduğu isimsiz kahramanlardan bahsediyorum.Tüm toprağı kanlarıyla yıkayan, bu gün hala yağmur yağdığında kemikleri toprağın üstüne çıkan isimsiz kahramanlarımız, orada bi destan yazdılar.Çoğumuzun umursamadığı banane dediği hatta bazılarımız içinse sıkıcı bi tarih konusu olan o destan sayesinde biz varız.

    Çanakkale'de şu an 2 ytlye savaş kurşunları satılıyor.Halk topraktan şu an topladığı kurşunları turistlere satıyor.Aradan bunca zaman geçmesine rağmen siz de gidip o kurşunları toplayabilirsiniz.O kadar çoklar ki sonu bi türlü gelmiyor.

    Mehmetçiklerin annelerine babalarına yazdıkları okurken insanın gözlerinden yaşlar aktığı mektupları da bulabilirsiniz orda.

    Herşeyin imkansızdan yapıldığı, mucizelerin gerçekleştirildiği Çanakkale'de bu gün hala konuşulan unutulamayacak olan bir kaç kahramanımızdan bahsetmek istiyorum:

    Mehmet çavuşu orda kime sorsanız bilir.Bombacı Mehmet Çavuştan bahsediyorum.Düşman askerler bombayı atarmış. Mehmet çavuşta yakalar tekrar geri atarmış.Bunun yüzünden büyük kayıplar veren düşman askerleri biraz bekleyip atmışlar.Bu yüzden sağ kolunu kaybetmiş.Hastaneden komutanına yazdığı mektupta şöyle diyormuş:“Sağ kolumu kaybettim, zarar yok, sol kolum var. Onunla da pekala iş görebilirim. Beni müteessir eden ve yine kıtama iltihak edip düşmanla çarpışmama mani olan şey yaramın henüz kapanmamış olmasıdır.

    Hastahaneden kurtularak halen harbe iştirak edemediğim için beni mazur görünüz, affedeniz muhterem kumandanım..”

    Ertuğrul Koyu'nun destanını da Yahya Çavuş ve 63 askeri yazmıştır. 2000 tane düşman askerini 63 askerle en az 15 dk. oyalaması gerekiyormuş.Ama beklenen yardaım bir türlü gelmemiş.63 askere karşı 2000 asker!Saatlerce oyalamışlar.Beklenen yardım geldiğinde ise 63 askerin hepsi şehit olmuş.Yahya Çavuş da bacağından yaralı olarak kurtulmuş.Çünkü tüm askerler kendilerini Çavuşlarının önüne siper etmişler.Bu çarpışmadan sonra Topal Yahya Çavuş da denmiş ona .Başka bi savaşta da şehit olmuş.

    Seyyit Onbaşı ise tarihteki en büyük destanlardan birini gerçekleştiren bir kahraman.Kendisi nişancı değil sadece toplara numara veriyor.Ama tabyasındaki tüm askerler ölüyor.Nevşehirli bir er ve kendisi kalıyor.Düşman gemisi de Çanakkale'ye ayak basmak üzere.Ama mermiyi topun ağzına yerleştirecek vinç dağılmış durumdadır.O iman gücüyle 250 kg.lık mermiyi nevşehirli erin yardımıyla kucaklıyor ve tek başına taşıyor. İlk ateş hedefi bulmamış tekrar taşımış.2.si ise geminin güvertesine gelmiş ve 3. topta gemi batmış.Sonra gazetecilerin önünde tekrar kaldırmaya çalışmış ama olmamış. Çünkü o anda vatanı koruma tutkusundan gelen bir ilahi güç vardı.Bu yüzden boş mermiyi kucaklamış ve poz vermiş.Heykeli dikilmiş. Ama bu sene o heykel yıkıldı ve yerine yenisi yapıldı.Gerçekte mermiyi sırtında taşımış olduğu için yeni heykelde kucaklamış değil de sırtında taşımış şekilde yapıldı.O zamanlar ona bu hizmetinden dolyı yüklü bir para verilmek istenmiş.Ama o kabul etmemiş.Ve torunları şu an çok fakirmiş.

    Bunlar sadece bilinenler.Emin olun ki ne fedakarlıklar yapıldı o yerde.
    Bir mektup da var. Çanakkale'de bunun gibi bir çoğu var ama beni en çok bu etkiledi:

    Valideciğim,

    Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi,
    Nasihat-amiz mektubunu Divrin Ovası (Niğde) gibi,güzel,yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki armut ağacının sayesinde otururken aldım.Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu bir kat daha takviye etti.

    Okudum, okudukça büyük dersler aldım.Tekrar okudum.Şöyle güzel ve mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim.Gözlerimi açtım, uzaklara doğru baktım.Yeşil yeşil ekinlerin rüzgara mukavemet edemeyerek eğilmesi,bana,annemden gelen mektubu selamlıyor gibi geldi.Hepsi benden tarafa doğru eğilip kalkıyordu ve beni , annenden mektup geldi diyerek tebrik ediyorlardı.Gözlerimi biraz sağa çevirdim güzel bir yamacın eteklerindeki muhteşem çam ağaçları kendilerine mahsus bir seda ile beni tebşir ediyorlardı.Nazarlarımı sola çevirdim çağıl çağıl akan dere , bana validemden gelen mektuptan dolayı gülüyor , oynuyor , köpürüyordu ...
    Başımı kaldırdım , gölgesinde istirahat ettiğim ağacın yapraklarına baktım.Hepsi benim sevincime iştirak ettiğini , yaptıkları rakslarla anlatmak istiyordu.Diğer bir dalına baktım , güzel bir bülbül , tatlı sedasıyla beni tebşir ediyor ve hissiyatıma iştirak ettiğini ince gagalarını açarak göstermek istiyordu.

    İşte bu geçen dakikalar anında , hizmet eri :
    -Efendim , çayınız , buyurunuz , içiniz , dedi.
    -Pekala dedim,aldım baktım , sütlü çay...
    -Mustafa bu sütü nereden aldın ? dedim.
    -Efendim , şu derenin kenarında yayıla yayıla giden sürü yok mu ?
    -Evet dedim.Evet ne kadar güzel.
    -İşte onun çobanından 10 paraya aldım.

    Valideciğim , on paraya yüz dirhem süt , su katılmamış.Koyundan şimdi sağılmış , aldım ve içtim. Fakat yukarıdaki bülbül bağırıyordu : “Validen kaderine küssün , ne yapalım.O da erkek olsaydı , bu çiçeklerden koklayacak , bu sütten içecek , bu ekinlerin secdelerini görecek ve derenin aheste akışını tetkik edecek ve çıkardığı sesleri duyacak idi”
    Şevket merak etmesin o görür , belki de daha güzellerini görür.

    Fakat , valideciğim , sen yine müteessir olma.Ben seni , evet seni mutlaka buralara getireceğim.Ve şu tabii manzarayı göstereceğim.Şevket , Hilmi (kardeşleri) de senin sayende görecekler.

    O güzel çayırın koyu yeşil bir tarafında , çamaşır yıkayan askerler saf saf dizilmişler.Gayet güzel sesli biri ezan okuyordu.

    Ey Allah’ım , bu ovada onun sesi ne kadar güzeldi.Bülbül bile sustu, ekinler bile hareketten kesildi ,dere bile sesini çıkarmıyordu.Ezan bitti.O dereden ben de bir abdest aldım.Cemaat ile namazı kıldık..O güzel yeşil çayırların üzerine diz çöktüm.Bütün dünyanın dağdağa ve debdebelerini unuttum.Ellerimi kaldırdım , gözümü yukarı diktim , azımı açtım ve dedim :
    -Ey Türklerin Ulu Allah’ı.Ey şu öten kuşun , şu gezen ve meleyen koyunun , şu secde eden yeşil ekin ve otların şu heybetli dağların Halikı.Sen bütün bunları Türklere verdin.Yine Türklerde bırak.Çünkü böyle güzel yerler , Sen’i takdis eden ve Sen’i ulu tanıyan Türklere mahsustur.

    Ey benim Rabbim !

    Şu kahraman askerlerin bütün dilekleri ; ism-i Celalini İngilizlere ve Fransızlara tanıtmaktır.Sen bu şerefli dileği ihsan eyle ve huzurunda titreyerek , böyle güzel ve sakin bir yerde sana dua eden biz askerlerin süngülerini keskin , düşmanlarını zaten kahrettin ya , bütün bütün mahfeyle. ”Diyerek dua ettim ve kalktım.Artık benim kadar mes’ut , benim kadar mesrur bir kimse tasavvur edilemezdi.

    Oğlun Hasan Etem

    Mektubu yazan , ihtiyat zabit ( yedek subay ) namzedi Hasan Etem , İstanbul Hukuk Fakültesi son sınıfına devam ederken aynı zamanda Beyazıt Nümune Mektebi’nde öğretmendi.Düşmanın Çanakkale’ye dayandığını işittiğinde gözünü kırpmadan binlerce akranı gibi cepheye koştu.Gönüllü yazıldı.

    Bu onun son mektubuydu.Bu mektubu yazdıktan iki gün sonra Maydos (Eceabat)’da şehit oldu...

    Ve daha nice hikaye...

    ŞEHİTLERİMİZİN RUHLARI ŞÂD OLSUN!...

    Çanakkale için belki denilebilecek en kısa sözler şunlardır:

    DUR YOLCU!BİLMEDEN GELİP BASTIĞIN BU TOPRAK BİR DEVRİN BATTIĞI YERDİR!.....

    Ve son olarak:

    ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!

+ Konu Cevapla
2 / 2 Sayfa BirinciBirinci 1 2

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06-27-2009, 19:59
  2. Çanakkale Destanı (Çanakkale Zaferi - Çanakkale Savaşı)
    By Mr. NuteLLa in forum Çanakkale Destanı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-21-2008, 02:39
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-18-2008, 07:57
  4. Çanakkale Destanı (Çanakkale Zaferi - Çanakkale Savaşı)
    By Mr. NuteLLa in forum Çanakkale Destanı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-18-2008, 07:35
  5. ÇANAKKALE KONULU PULLAR - çanakkale pulları
    By Mr. NuteLLa in forum Çanakkale Destanı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-18-2008, 07:29

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375