İç yüzünü canlı yayında açıkladı!


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Tekel işçilerinin eylemine ilişkin, ''Burada belli bir sendika her ay 600-650 milyarlık bir geliri kaybediyor. Tabii bu gizleniyor, söylenmiyor ayrı mesele... İşin aslı bu. Yılda bu yaklaşık 7-7.5 trilyon yapıyor. Böyle bir kaynak gidiyor'' dedi.



Show TV'de yayınlanan ''Siyaset Meydanı-Başbakan ile Özel'' adlı programda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, sendikalarla yaptıkları görüşmeler neticesinde 4/C'yi rehabilite etiklerini ifade etti.

''Bizden önceki dönemlerde özelleştirme sebebiyle herhangi bir uygulama yapılmıyor, onlar işsizliğe mahkum ediliyordu. Bu 4/C sistemiyle bir çıkış ortaya koyduk ve özelleştirme neticesinde iş akdi feshedilenlere bir yol açmış olduk. Tabii bu asgari ücret, 10 ay gibi böyle bir süreci kapsıyordu. Fakat buna rağmen o zaman sendikalar bizim aldığımız kararı, vardığımız mutabakatı memnuniyetle karşıladılar. Sene 2004. Şimdi sene 2010, maalesef yine şimdi aynı sendikalar, aynı kişiler karşımızdalar ve onlar diyorlar ki; 'Bu bir köleleştirme adımıdır.' Kaldı ki, bu bir özelleştirme adımı değil şu andaki. Bu olay tamamıyla o iş yerlerinin kapatılması olayıdır. Yani özelleştirmenin dışında bir olay.''

Erdoğan, burada öncelikle bir ihbarın söz konusu olduğunu, ihbar tazminatını ödemekte olduklarını belirterek, çalışma süresi ve ücretli izinle ilgili son düzenlemeye de dikkati çekti.

-''UYGULAMA YASAL DEĞİL''-
Sadece Diyarbakır, Manisa ve İzmir'de Haziran'a kadar işlenmesi gereken yaprak tütünü olduğunu, bunların devam ettirildiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti: ''Ama burada şu anda yapılan uygulama yasal değil. Biz bu yasal olmayan uygulamaya karşı, ne yazık ki tabii Türkiye'de bunları dediğiniz zaman garip karşılanıyor. Ama medyanın bu olayı saptırması neticesinde olay çok farklı mecralara kaydı. Yapılan iş bir defa yasal olmadığı gibi, biz yasal haklarımızı da burada kullanmadık. Burada sabırlı, demokratça davrandık.''

Erdoğan, kendilerinin bir adım daha atmış olduklarını, uygulamada 4/C'ye müracaat edenlerin sayısının bugün itibariyle 900'ü aştığını vurgulayarak, ''Ay sonuna kadar bu işin mühleti var. Ay sonuna kadar müracaatını yapanlar yapıyor, ay sonuna kadar müracaat etmeyenler ne yazık ki üzülürüm, onlar da işsiz kalmış olacaklar. Veya gidip başka yerden kendilerine iş bulacaklar'' şeklinde konuştu.

Bu olayın aslında bir kırılma noktası olduğunu dile getiren Erdoğan, ''Burada belli bir sendika her ay 600-650 milyarlık bir geliri kaybediyor. Tabii bu gizleniyor, söylenmiyor ayrı mesele... İşin aslı bu. Yılda bu yaklaşık 7-7.5 trilyon yapıyor. Böyle bir kaynak gidiyor'' dedi.

-RUHBAN OKULU-
''Heybeliada Ruhban Okulunu açmadıklarının'' hatırlatılması üzerine Erdoğan, ''Ülkede bazı şeylerin zamanlaması da çok önemli. Biliyorsunuz kutlu bir doğum 9 ay 10 gündür'' dedi.

Okulun 72-73'e kadar açık olup, bir sorun yaşanmadığını dile getiren Erdoğan, bu kapsamda bazı açılımlar getirdiklerini, vakıf mallarını teslim etmeye başladıklarını, Büyükada'daki yetimhane konusunda şu anda gerekçeli kararı beklediklerini, gelir gelmez onu kendilerine teslim edeceklerini kaydetti.

Erdoğan, şöyle konuştu: ''Ruhban Okuluyla ilgili çalışmalarımız da aynı şekilde sürüyor, onu da söyleyebilirim. Yani Milli Eğitim Bakanım aynı zamanda Başmüzakereci Devlet Bakanım, konuyla ilgili çalışmaları onlar da yapıyorlar. Şu anda bir çalışma sürecinin içerisindeyiz. Şunu açıkça söyleyebilirim, beni rahatsız eden bir konudur. (Açılmaması) Evet beni rahatsız ediyor.''

-ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ-
Cumhurbaşkanı Gül'ün, Anayasa değişikliği, Milli Siyaset Belgesi'nin değiştirilmesi ve siyasi gerginlikler konusundaki yorumları ve bu yorumlara ilişkin eleştirilerin, cumhurbaşkanının görev süresi üzerinde yoğunlaştığı belirtilerek, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın ''Cumhurbaşkanının görev süresi 5 yıldır, 7 yıla uzatma düşüncesi olursa bu bir rejim krizine dönüşür'' şeklindeki ifadesinin hatırlatılması üzerine Erdoğan, şunları kaydetti: ''Sayın Cumhurbaşkanımızın bu yurt dışındaki açıklamalarında neyin ne olduğunu sadece medyadan takip edebildik, bizzat kendisinden dinlediğim şeyler değil. Şunu öncelikle söyleyelim; Anayasa değişikliği dendiği zaman Anayasanın A'dan Z'ye değişikliği mi kastediliyor, yoksa Anayasa içerisinde bazı maddelerin değişikliği mi? Toptan değişiklik denilirse, toptan değişiklik konusunda Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesi yerindedir ve doğrudur. Ama kısmi denilirse bu her zaman yapılmıştır, şu anda da yapılabilir diyorum. Bu nedir? Diyelim ki bir 3-5 maddelik, 10 maddelik, o da bir mutabakat zemini oluşursa, kalkar bu konuda bir adım atılabilir diyorum.''

-MİLLİ SİYASET BELGESİ-
Başbakan Erdoğan, Milli Siyaset Belgesi'nin yasal düzenlemeyi gerektiren bir olay olmadığını da ifade ederek, bu belgede bazı maddelerin değişikliğine yönelik 5 senede bir çalışma yapıldığını dile getirdi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Şimdi bu 5 sene 2010'da gelmiştir. 2010 ile ilgili çalışmamızı şu anda ilgili arkadaşlarım yapıyorlar. Burada bazı değişiklikler Milli Siyaset Belgesi'nin içinde bir güncelleme başlığı altında, çünkü dünyada hadiseler sürekli değişiyor. Biz bunun içerisinde hala kalkıp bir 20-30-40 yıl öncenin bakışıyla bunu yapamayız. Veya diyelim ki 1980 olayları olmuş, o bakışla bakamayız. Bakın 1982 Anayasasıyla alakalı olarak kaç kişi müspet konuşuyor. Ülkenin kahir ekseriyeti buna olumsuz yaklaşıyor. Milli Siyaset Belgesi'yle ilgili de buna benzer birçok olumsuz yaklaşım söz konusu. Bu değişişiklikler de rahatlıkla yapılabilir, bunun da karar mercisi bellidir. Biz bunu Milli Güvenlik Kurulu'nda aramızda istişare ederiz, müzakere ederiz, ondan sonra da biz Bakanlar Kurulu olarak kararımızı veririz.''

(AA)

Kaynak: habervaktim . com