Sümela Manastırı'nda 88 yıl sonra bir günlüğüne ibadete izin verilmesi tartışmalarına Erdoğan böyle cevap verdi.
Sümela Manastırı 88 yı sonra tarihi ana tanıklık etti. Ortokokslar'a ibadet izni verildiği için bazı çevreler hükümeti Pontus'u hortlatmakla suçladı. Tartışmayla ilgili konuşan Erdoğan "Geldiler, ayinlerini yaptılar, biz kazandık" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, MÜSİAD Gaziantep Şubesi'nin Dedeman Otel'de verdiği iftara katıldı.
NE KAYBETTİK?

Başbakan Erdoğan, Sümela'de ayin yapan Hristiyanlara değinerek, "Trabzon Sümela'da ayin için bir iki grup, malum, kimler olduğunu benim anlatmama gerek yok, 'işte bak, yeniden Pontus'u hortlattılar' yahu arkadaş ne oldu, geldiler ayinlerini yaptılar, gittiler. Kaç kişi bin 500 2 bin kişi. Ne kaybettik? biz kazanıyoruz aslında' dedi.
"İNANCINA GÜVENEN İNANÇ HÜRRİYETİNDEN KORKMAZ"
Başbakan Erdoğan, konuşmasında bugün Trabzon Sümela Manastırı'nda düzenlenen ayine değindi. Ayinle ilgili konuşan Erdoğan Osmanlı tarihini örnek gösterdi ve "Ne kazanıyoruz söyleyeyim size, inancına güvenen, inanç hürriyetinden korkmaz" dedi.
"Fikrine, düşüncesine güvenen fikir ve düşünce hürriyetinden korkmaz" diyen Erdoğan, kendisini eleştiren milliyetçi kesimlere şu cevabı verdi: "Osmanlı tarihini bir oku. Bak Osmanlı bunlardan korkmuş mu? Osmanlı açmış ve Osmanlı bunlarla da hiçbir zaman en ufak bir sıkıntıya düşmeden tam aksine bunları uluslararası camiada da kendisinin otoritesi için en iyi şekilde kullanmış.
"BAŞARI KORKUYU KORKUTMAKTIR"
Şimdi nedir yahu. Aman yarabbi! Ülkeyi kurcalamak, karıştırmak için bir korku havası. Üstad Necip Fazıl şöyle derdi, 'Başarı korkuyu korkutmaktadır' derdi. Korkuyu korkutmak, bu çok önemli. İşte bizim bunu başarmamız lazım. Eğer korkuyu korkutamıyorsan zaten adam gibi ortada dolaşma, çekil kenara. Ortada nasıl yaşayacaksan yaşa. Sana ancak münzevi bir hayat yakışır. Dolaşacaksak, yiğitçe dolaşalım ve inandığımızı inandığımız gibi anlatalım"
"ATİNA'DAKİ CAMİ'Yİ NE ZAMAN AÇIYORUZ?" DİYE SORABİLİYORSAK

Başbakan Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün kalkıp Yunanistan Başbakanına 'Atina'daki camiyi ne zaman açıyoruz' diyebiliyorsam, işte bu tür attığımız adımlar sebebiyle söyleyebiliyoruz. O da bana, 'bunu er geç açıyoruz' diyorsa, benim bu noktadaki dürüstlüğüme inandığı, güvendiği için söylüyor. Açar veya açmaz. Ben bir adım önde olurum. Biz Kıbrıs'ta da aynı şeyi yaptık. Biz, 'Rumlara göre bir adım önde olacağız' dedik. Ne kaybettik? Bizden öncekiler maalesef doğru hareket etmediler, dürüst hareket etmediler ve hep kaybettik. Ama hep biz dedik ki hep Rumların bir adım önünde olacağız. Ama şimdi dünya bizim karşımızda konuşamıyor. Niye? Diyoruz ki 'bak biz bunu yaptık'. "


Kaynak : İnternethaber..